Duygulara İlişkin Efsaneler

Duygulara İlişkin Efsaneler

William James, “ Bir düşüncenin gerçekliği onun değişmez bir şekilde içinde barındırdığı bir özelliği değildir” diyordu; “ Gerçeklik bir düşüncenin başına gelen bir şeydir. Bir düşünceyi olaylar gerçek yapar, düşünce ancak böylece gerçek olur.” Aynı şeyi duygular için söyleyebilir miyiz?

Bir düşünceye nesnel hakikatin atfedilip atfedilemeyeceği sorunu, dil ile var olan ya da dünya arasındaki bir ilişki sorunu değil yani soyut bir sorun değil, pratik ve edimsel bir sorundur. Düşünce gerçekliğini, geçerliliğini pratikte kanıtlamalıdır. Pratikten ayrıştırılmış bir düşüncenin gerçekliği ve geçerliliği tamamıyla havanda su dövme sanatı ile ilgilidir.

İnsanlar, kendileri, ilişkileri, ne oldukları ya da ne olmaları gerektiği hakkında her zaman fikir üretirler. Bu “Geveze” diye de adlandıra bileceğimiz beynimizin-zihnimizin bir işlevidir, işidir. Gevezenin ürettiği bu düşünceler, inançlar, efsaneler, hayali yaratıklar olarak onları üretenin üstünde inanılmaz bir güce sahip olur. Böylece insanlar kendi fikirleri önünde diz çökerler. Emosyonlarımıza ve duygularımıza ilişkin inançlarımız da bu güce sahiptirler. Aşağıdaki maddelerle sınırlı olmasalar da duygulara ilişkin yaygın ve geçersiz inançlar şunlardır:

 

  1. Her durumda insan kendini iyi hissetmeli ya da durum ne olursa olsun insan kendini iyi hissedebilir.
  2. İnsanın başkalarına kendini kötü hissettiğini göstermesi ya da söylemesi bir zayıflık belirtisidir.
  3. Olumsuz diye adlandırılan duygular kötüdür, insana zarar verir, bunlar olumlu duygulara dönüştürülmelidir.
  4. Duygusal insanlar kendilerini kontrol edemezler, ne yaptıklarını bilemezler. Ya da duygusal olmak kontrolü kaybetmiş olmak demektir.
  5. Bazı duygular gereksiz, yararsız aptalcadır.
  6. Acı veren duygular, zor duygular, kötü, işlevsiz tutumlarımız sonucudur, kıymet vermeye değmezler ve onlardan kurtulmak gerekir.
  7. Diğer insanlar gibi hissetmeyen insanlar duygularını ötekilerin beğenesini göre uyarlamalıdır.
  8. İnsanın ne hissettiğini başkaları daha iyi görür.
  9. Dopdolu duygular, insanı daha uzağa götürür, hayata anlam verir.
  10. İnsanın yaratıcı olabilmesi için aşırı duygulanımlar yaşaması gerekir.
  11. İnsanın duygularını düzenlemeye çalışması sahte, yalancı duygular gösterdiği anlamına gelir.
  12. “ Acıların çocuğu” olmak hoştur.
  13. İnsanın ne hissettiği gerçekten çok önemlidir hatta gerçekten olup bitenden daha önemlidir.
  14. İnsanın duygulanımları diğerlerini ona yaklaştıran ya da uzaklaştıran esas bir şeydir.
  15. İnsan ne hissediyorsa odur.
  16. İnsan duygularına güvenmelidir.

 

 

                                                          

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
432 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın